Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ABDURRAHMAN DİLİPAK
Yerel Yönetim Özerklik Şartı
22 Mayıs 2013 Çarşamba 01:39

Türkiye’nin derin gündemlerinden biri de “Yerel Yönetim Özerklik Şartı”.
Daha çok başkanlık, yarı başkanlık sistemini tartışıyoruz ama, başkanlık sistemine geçilecekse, yerel yönetimlerin geleceğini de konuşmak gerekecek..
Şimdiden İl Genel Meclisi ile Belediye Meclisi birleştiriliyor.. Bu yerel parlementoların oluşmakta olduğunu gösteriyor..
Bunun bir adım sonrası, bazı bakanlıkların yetkilerinin Ankara’dan alınıp yerel yönetimlere devri anlamına da gelecektir..
Mesela trafik polisi neden yerel yönetimlere bağlanmasın. Turizm polisi, asayış. Jandara, bekçi, korucu, zabıta gibi ayrı ayrı kurumlara ihtiyaç var mı?
Sağlık, gençlik, spor niye Ankara’dan yönetilsin ki!
Tamam İçişleri, Dışişleri, Adalet, Milli Savunma, Maliye ve Ekonomi belki bir kaç bakanlık daha. Gerisi Başbakan ve Başbakan yardımcılıkları ve müsteşarlıklar eli ile yönetilebilir..
19.YY sonunda oluşan kavram ve kurumlarla 21.YY’ı açıklamak mümkün değil.
E-Belediye, E-Devlet bile eskidi. Artık E-Demokrasi zamanı..
Yerel yönetim, yerinden yönetim, yönetişim gibi yeni yeni kavramlarla tanışıyoruz..
Aslında hedef belli, Katılımcı, çoğulcu, şeffaf, insan haklarına dayalı bir hukuk devleti..
Ulaşılmak istenen hedefse Adalet, Barış ve Özgürlük..
Türkiye artık kendi kabına sığmıyor. Bölge devletleri yeniden yapılanırken, Türkiye’nin geçmişten gelen hak ve hukukuna dayalı olarak yeni bir yapıya dönüşmesi gerekiyor..
Sınır ötesi topraklar ve topluluklarla karşılıklı rıza temelinde yeni bir takım işbirlikleri mümkün olabilmeli artık..
Ulus devlet ömrünü tamamladı.. Yeni bir dünya kuruluyor. Bunun için yeni kavramlara ve yeni kurumlara ihtiyacımız var. Bunları batıdan ithal etmek yerine, yaşadığımız dünyanın gerçeklerini sorgularken, kendi inanç, tarih ve tecrübelerimizden de bir medeniyet damıtmamız gerekiyor.
Bu güne kadar bu işler bir şekilde buraya geldi. Ama bundan sonraki yolculuğumuzda daha farklı çabalar içinde olmamız gerekiyor..
Yerel Yönetim Özerklik Şartı bu gün daha çok Güneydoğu ve diger etnik topluluklarca gündemde tutuluyor.. Yerel diller ve kültürlerin korunması, yer isimlerinin yeniden canlandırılması gibi bir talep sözkonusu.. Bu günki durumu yerel halklar bir “inkar” ve “asimilasyon” olarak görüyor..
Aslında batıdan gelen taleplerde, farklılıklara rağmen barış içinde bir arada yaşama ilkesi paralelinde şekilleniyor.. “Tek tip” değil, “çoğul” bir siyasal sistemden, katılımcılıktan söz ediliyor. Basın ve STK’ların, yasama, yürütme, yargı ve yerel yönetimlere akreditasyonu söz konusu..
Görünen o ki, bundan böyle hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.. Yeni bir dünya kuruluyor..
Sanal gerçeklik denen yeni bir gerçeklikle karşı karşıyayız..
Herşeyi yeniden gözden geçirmek zorundayız..
Ya değişimin arkasından yakalamaya çalışacağız, ya da değişime yön gösteren bir irade ortaya koyacak ve olayların önünde koşacak, gelişmeleri peşimizden sürükleyeceğiz..
“Eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal”
Yeni düzen, global gerçekler karşısında yerel kaygılar taşıyan, evrensel normlar üzerinde yükselen bir düzen olacak..
Ya örnek olacağız, ya başkalarını örnek alacağız..
Tek başına batıyı model almak bana gore doğru bir yaklaşım değil. Batının ilacı olsa kendine uygulardı. Batı bu gün çağımızın “hasta adam”ı.. Kuşkusuz bu birikim ve tecrübeyi görmezden gelemeyiz, ama batıyı tek refarans olarak görmek de kabul edilebilir bir şey değil.
Mevlana’nın dediği gibi “Düne dair ne varsa dünde kaldı cancağızım. Şimdi yeni şeyler söyleme zamanıdır”
Karar bizim. Selam ve dua ile..

www.belediyegazetesi.net

 

Bu yazı toplam 1231 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
FUAT BOL
TBMM 23. Dönem Milletvekili
MURAT BAŞARAN
Gazeteci / Yazar