Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
OSMAN ATAMAN
TÜRKİYE KENT ŞURASI TOPLANMALIDIR
03 Ekim 2017 Salı 12:29

Türkiye’nin ‘kent dönüşümleri ve vizyonları mega stratejik planı’ yoktur.

Kentlerin,tek tek hangi güçlü ve zayıf yönleri içerdikleri,o kentlere yüklenebilecek misyon,civar etkileşimi ile doğurabilecekleri olumlu yan sonuç öngörülerine dek mevcut ve potansiyel envanterleri çıkartılmış değildir.

Tek tek belediyelerimizin kentleriyle ilgili yaptıkları ve sonraki on yılları içerdiği iddiasını başlıklarına yerleştirdikleri stratejik planları vardır.

Stratejik plan diye resmi internet sitelerine koydukları incelemeleri açın bakın,birkaç istisnası hariç okuyana kentin dağını, taşını, paleontolojik yapısını anlatır ama vizyonu anlamak için bilim insanı olmak bile yetersiz kalabilir.

Seçim ortamı yaklaşmaktadır. Meydanlara halk yığılacak, nutuklar atılacaktır. Önceki yıllarda hatırlayınız ;  İskenderun, Şebinkarahisar, Suşehri başta olmak üzere ‘il olmak istiyoruz’ mitingleri yapılmaktaydı.  81’e ulaşmış il sayısını 200’e ulaştırmayı seçim vaadi haline çevirenler  basıp bağırmaktaydılar. Bu ‘hengame’ yaklaşırken,7.Cumhurbaşkanı Kenan Evren,’Kıbrıs Barış Harekatı’nda zaten fazla toprak aldık,bir kısmını versek ne olur..’dedikten yıllar  sonra, ‘Türkiye’yi 8 eyalete ayırabiliriz’ diyenler dahi olmuştur bu memlekette.  

Siyasi hesaplarla ve Büyükşehir Belediyelerindeki Meclis üye sayısı dengeleriyle oynamak için ‘aritmetik zeka’ ile il alanı mücavir alana dek genişletilmiş, demokratik matematikle oynanmıştır.

Kentlerin kenarlarını köyleştirme talanı, merkezlerini ise rantlaştırma alanı sayan yaklaşım siyasi sıfatı ve kimliği ne olursa olsun kalıcı bir edada,hatta pekişerek sürmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan gelme  bir siyasetçi ilk kez Cumhurbaşkanıdır . Etrafında başta partisinde  ,çok sayıda Büyükşehir,il ve ilçenin eski belediye başkanı Bakan ve Milletvekili olarak bulunmaktadır. Yerel yönetim vizyonu açısından bu  mevcudiyet bir açılım getirmeli diye beklenmesi doğal karşılanmalıdır. Belediye deneyimleri, ilk kez bu yoğunluk ile önemde, önemle merkeze taşınmıştır ve bu durum kentleşme açısından mutlaka değerlendirilmesi gereken büyük bir imkandı. Ne yazık ki , betonlaşma hareketleri dışında verimli değerlendirilememiştir.

Belediye Meclis üyelikleri iktidar ve muhalefet partilerinde ‘ menkul ‘ değer olarak pazarlanmakta , bundan nemalanan siyasi kimlikler ‘ tekin ‘ kişilik olmadıkları halde itibarlı gibi ortalıkta dolanmaktadırlar. Beldiye Başkanları’nın pek çoğu FETO içine battıkları için koltuklarını kaybetmekte veya ‘ topal ördek ‘ şeklinde yarım yamalak , ‘eğreti gelin ‘ durumunda kıvranmaktadırlar.

Plansız yaklaşımın teşviği ve işgalci zihniyetin talan işbirliği, kent etraflarında hatta  artık coğrafyalarının ortasında  teneke barakalar, gecekondular örmüştür.  ‘Kentsel Dönüşüm Kanunu’  kent geleceğimize iz bırakacak niteliktedir. Dönüşecek olanın artı değer doğurması ekonominin mantığıdır, öyle de olmalıdır ki, işgalci terke gönüllü razı olabilsin. Ancak,  kentsel dönüşümün rantsal bölüşüm olduğu

noktası da gözardı edilemez. Ancak estetik ve güvenlik ( deprem ) sorunu da başka nasıl aşılabilecektir ?

Bir başka yanda,tam da bir metropol gelişim modeli olarak ‘örnek vakıa’ incelemesine tutulabilecek nitelikleri bulunan Eskişehir’de, ‘havaalanı pist güreşleri’ yaşanmaktadır.

Türk Hava Kuvvetleri’nin Eskişehir üssü ve önemi malumdur. Bilinmeyen, Anadolu Üniversitesinin içinde yer alan, ülkemizin, belki de dünyanın tek üniversite havaalanının, bütün bir metropole ve bölgeye daha büyük hizmet yolunun baltalanmış olduğudur. Her metropolümüzün kendine has ekonomik uzmanlaşma alanı olmalı derken, Eskişehir dünya havacılık sanayi ve ulusal savunma sanayimiz için bir çok aşamayı geçtikten sonra, nasıl olur da bu aşamada siyaset bezirganlığıyla ve adeta hinlik, hainlikle geciktirilmekte, tıkanmaktadır?

Geçmişte ‘Kıbrıs davamız’ varken’’ (!) ‘kendi uçağını kendin yap’ kampanyaları önemliydi. Bu pencereden bakamayan ve olayı ‘siyasi tahtarevelli’ sananlar umarım acilen ayılırlar ve özürlerini o üniversitenin ‘Sivil Havacılık Araştırma ve Uygulama Merkezi’ ile ‘Uydu ve Uzay Bilimleri Enstitüsü’ için daha da geliştirici destekler sağlayarak yerine getirirler.

Atatürk’ün ‘İzmir İktisat Kongresi’ benzeri ‘Türkiye Kent Şurasi’ toplanması zamanı gelmiş geçmiştir. Devlet Planlama Teşkilatı’nın artık önemini yitirmiş görünen 5 Yıllık Kalkınma Planları,Türkiye’nin ‘Üretim Topografyası’, Göç-İstihdam ilişkileri, mevcut kent stratejileri hep beraber önce bir arama konferansı niteliğiyle toplanacak uzmanlar heyeti toplantılarından edinilecek ‘damıtılmış vizyon’ sonrası siyasi bir bakış katılımı ile ele alınmalı ve Türkiye ‘önünü görmelidir’.

Eskişehir’de bisküviden ziyade bir dünya uçak sanayi merkezi kenti doğurmak, yanı başında otomotiv merkezi Bursa, bir yana sanayi üretimi artan Bilecik’i koymak ve bunları hiçbir belediyesinin altyapı hizmetinin bir daha Beldes benzeri yapılara ihtiyaç kalmayacağı çağdaşlığa ulaştırmak öncelikle böyle bir ‘Türkiye Kent Şurası’ toplantılarının sonucu olacaktır.

Bu ‘vizyon’ gerçekleşirse, belediye başkanlığını, bölgesindeki ve hatta dışındaki köy derneklerinin pikniklerinde soytarılık, minibüs üzerinde sokak arası gezintilerde çığırtkanlık, nikah ve düğünlerde halay başılık, cenazelerde tabut taşıyıcılık sanan ‘sosyal’ siyasiler tasfiye olur, yerlerine gerçekten iş üreterek medyada yer alanlar gelir.Tabii, bu tipler gibi olamadıkları için onları popülerliklerinden dolayı ‘doğru model’ zanneden ve bunları şakşaklayan bir kısım kasaba belediyecilerinin de aklı başına devşirilir.

Bu yeni vizyon ve onu uygulayacak kadro düşünüldüğünden de önemlidir. Ülkeler kentlerinin, milletler fertlerinin geliştiği kadar refah,huzur ve uygarlık toplumu olabilmektedir.

www.belediyegazetesi.net

 

Bu yazı toplam 80 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
YAZARLAR
FUAT BOL
TBMM 23. Dönem Milletvekili
MURAT BAŞARAN
Gazeteci / Yazar