Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. ABDULLAH VATANSEVER
Şubat Ayı ve İlk Yazımız
29 Mart 2019 Cuma 03:27

Merhaba kıymetli okuyucularımız

  Allah’ın rahmeti,bereketi,ihsanı ve lutfu üzerimize ve üzerinize olsun. Bu köşemizde sizlerle geniş  spektralı içerik ve derinliğe sahip bir konuyu her ay istifadenize sunacağım. Bazen güleceğiz, bazen şaşıracağız, bazen gözlerimizden inci taneleri gibi gözyaşlarımız süzülecek. Ama her zaman ibret gözüyle objektifliği sağlamaya çalışıp fakat pozivitist düşüncenin derinliğinde kaybolmadan konuları inceleyeceğiz.

  Hayatının büyük bir kısmını yurt dışında ilim tahsil etmekle geçirmiş bir birey olarak Türkiye’nin kronik ve akut problemlerini Türkiye’de mukim ve olaylar bütününe dışarıdan bakabilme şansına erişememiş birçok kişiden daha net görebilme imkanıyla sizlerle birçok konuyu bu köşemizden paylaşacağım.

Gelelim Şubat ayına, şubat kelimesi etimiyolojik olarak Süryanice “Şobat/şabat” anlamına gelen “yılın ikinci” ayı demektir ve kelime anlamını korumuştur. Şubat ayı Türkiye nin yakın tarihinde birçok kritik değişiklere sebeb olmuş özel bir aydır. Prof. Dr. Necmeddin Erbakan ve Prof.Dr. Mahmud Esad Coşan (r.a) gibi Türkiye nin güzide siyasi ve dini liderlerin aramızdan ayrıldığı aydır. Ayrıca Y jenerasyonu olarak tabir edilen jenerasyonun büyük bir bölümünün hayat akışını değiştirecek 28 Şubat Post-modern darbesinin gerçekleştiği aydır şubat.

 28 şubat konusunda biraz daha derinleşelim ve kısaca bir geriye gidelim 1997 de başlayan bu süreç 1998-99 yıllarında zirve yapmıştır. Dünya literatürüne post-modern darbe olarak geçen bu süreç, yüzbinlerce kişiyi etkilemiştir ve halen bu etkinin sonuçları ortaya çıkmaktadır. Bu posrt modern darbenin mimarlarından biri olan Çevik Bir (bu şahsiyeti kutsal ordumuzun bir üyesi olmasını yakıştıramıyorum bu sebeble herhangi bir askeri rütbe belirtmedim) Bütün siyasilere rağmen ülkeyi yönetircesine pervasızca hareket etmiştir ve milyonlarca gencin hayatını karartmıştır. Ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan FETÖ işte bu pervasızlığın ortaya çıkarttığı boşlukta ve puslu havada ülkemize özellkle devlet kadrolarına kök salmaya başlamıştır. 15 Temmuz darbe girişimi davaların takip edenler bilir bu yaratıklar (insan demeye hicap ediyorum) kamera kayıtlarındaki hareketlerini ve sözlerini bile inkar edecek kadar beyinlerini ve ruhlarını satmışlardır. Şubat 2019 ayrıca bir seçime gebe ve o da yaklaşıyor. Bu seçim de her seçim gibi Türkiye nin kaderini ve gidişatını doğrudan etkileyebilecek sonuçları olacak olan bir seçimdir.

Yerel yönetimlerdeki galibiyetler büyük çoğunlukla genel seçimlere yansır ve iyi belediyeclik yapabilen partiler genelde genel seçimlerde de başarılı olurlar. Belediyecilik veya şehir planlama konusu yurt dışındaki bir çok ülkede ciddi araştırma alanlarıdır ve her zaman kendini yenileyen biir doğallığı vardır. Ülkemizin özellikle şehirleşme konusunda ciddi problemleri olduğu ve bu sorunları çözme noktasında atılan adımların da yetersiz ve plansız olduğu aşikardır. Belediyelerimizin daha verimli çalışabilmesi için bazı model ülkeler var ve bu ülkelerdeki uygulamaların Türkiye’ye uyarlanması ufak da olsa fark edilebilen iyileştirmelere sebeb olabilir. Japonya bu ülkelerden birisi ve Tokyo şehri de belediyeciliğin son derece iyi uygulandığı yerlerden birisidir. Bu bağlamda güzel ve uzun soluklu bir işbirliği ile yerel sorunları çözme konusunda mesafe kat edebiliriz. İlk yazımızı çok uzatmadan herkese sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

Sözün özü: Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.

www.belediyegazetesinet

Bu yazı toplam 25 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
YAZARLAR
FUAT BOL
TBMM 23. Dönem Milletvekili
ÖMER YILDIRIM
Medya ve İletişim Uzm. Sanat Yön
MURAT BAŞARAN
Gazeteci / Yazar
YUNUS EMRE KARAHAN
Türkiye Hafıza Şampiyonu