Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Prof. Dr. HASAN FEHİM ÜÇIŞIK
Şike Sürecinde Kırılma Noktası
16 Mart 2012 Cuma 09:08

Şike ve teşvik primi olayları ülkemizde ve dünyada uzun yıllardır bilinmekte ve zaman zaman tekrarlanmakta, bazen de müeyyide uygulanmaktadır.

Yüzmilyonlarca televizyon seyircisinin izlediği Dünya Kupası finallerinde futbolda ileri Avrupa ülkelerinin milli takımlarının aralarındaki bazı müsabakaların dahi zevksiz, mücadelesiz, orta saha oyunu şeklinde geçtiği ve tam da her iki takımı üst tura çıkaracak sonuçla bittiği hafızalarda ve bu maçların görüntüleri arşivlerdedir.

Ülkemizde de çok farklı biten bazı maçlar, küme düşmeme mücadelesi sırasında tarihi deplasman galibiyetleri, rakip takım oyuncusunun önüne kasdi atılan toplar, bazı kulüp taraftarlarının şerefli ikincilik şeklindeki sloganları, Almanya’da başlatılan bir adli soruşturmanın ülkemizdeki uzantıları, bahis oyunu soruşturması, Disiplin Kurullarınca verilen ve Tahkim Kurullarınca onaylanan şike cezaları bilinmekteyken ve hatta bazı Avrupa ülkelerinde uzun süren şike soruşturmaları ve davaları spor camiamızı da yeterince tecrübeli kılmış iken Temmuz 2011 de kamuoyuna yansıyan şike ve teşvik primi konulu soruşturma üzerine spor yargısı yönünden başlayan süreç Futbol Federasyonunca nedense sadece kısa bir süre için doğru yönetilebilmiştir.

05 Temmuz 2011 tarihinde UEFA Sözcüsü, masumiyet ilkesi uyarınca soruşturmanın sürmesi halinde de Fenerbahçenin Şampiyonlar Ligine katılabileceğini belirtmiştir.

Adli soruşturmanın kamuoyuna yansıması üzerine Futbol Federasyonu, Kulüpler Birliği Vakfının da uygun gördüğü şekilde spor yargısı yönünden sürecin adli soruşturmanın durumuna göre delillerin değerlendirilebileceği aşamada başlatılmasını, liglerin önceden belirlenmiş olan fikstüre göre oynatılmasını ve Avrupa Kupalarına, daha önce bildirilen kulüplerin katılmasını kararlaştırmıştır. Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, karar vermek için iddianameyi bekleyeceklerini, fikstürün normal şekliyle uygulanacağını 11 Temmuz 2011’de açıklamıştır. Kulüpler Birliği Vakfının bu doğrultuda oybirliği ile karar aldığı günün ertesinde bir kulüp başkanı liglerin başlatılmayıp şike ve teşvik primi konusundaki disiplin hükümlerinin derhal uygulanması gerektiği şeklinde görüş belirtmiştir. Bu görüşü savunanlar, herkesin bu konuda ne bilgi ve belgesi varsa ortaya koymasını ve sorunun olabildiğince süratle çözümlenmesini istemiştir.

Bu süreçte basında doğru veya yanlış bir dolu haber, iddia ve yorum yer almış ve sonradan öğrenildiği kadarıyla, UEFA’ya çok sayıda ihbarda bulunulmuştur. 

12 Temmuz 2011’de UEFA Türkiye Futbol Federasyonunun Avrupa Kupaları için verdiği listeyi onayladığını, ancak bu kulüplerin şike yaptıkları tespit edilirse ihraç edileceklerini açıklamıştır.

14 Temmuz 2011’de Beşiktaş Kulübü, bu yıl kazandıkları Türkiye Kupasını iade etme kararı aldıklarını açıklamıştır.

20 Temmuz’da Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, şike soruşturmasıyla ilgili belgeleri Etik Kurulun inceleyeceğini, bu incelemenin 1 – 2 gün süreceğini, liglerin başlama tarihiyle ilgili kararın bir hafta içinde alınacağını, görevde oldukları sürece liglerin Ağustos sonundan önce başlamayacağını belirtmiştir.

25 Temmuz’da, Süper Ligin 09 Eylül’de, Bank Asya I. Ligin 10 Eylül’de başlayacağı açıklanmıştır.

15 Ağustos’ta Etik Kurul raporunun ardından, Federasyon Yönetim Kurulu, şike iddiaları konusunda kişi ve kulüplerle ilgili olarak bu aşamada karar verilmesinin doğru, adil ve hakkaniyete uygun olmayacağını, kararın iddianamenin mahkemece kabulünden sonra verileceğini açıklamıştır.

21 Ağustos’ta Federasyon Süper Lig için play – off önermiştir.

22 Ağustos’ta UEFA Disiplin Başmüfettişini İstanbul’a gönderme kararı almıştır. Bu kişi İstanbul’da Futbol Federasyonu yetkilileriyle görüşmüş, yetkili Savcı gizlilik ilkesi dolayısıyla o aşamada bilgi ve belge verilemeyeceğini bildirmiştir.

24 Ağustos’ta Futbol Federasyonu Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligine katılamayacağını açıklamıştır. Fenerbahçenin şampiyonlar ligine gönderilmemesinin, UEFA’nın Türkiye’ye ağır yaptırımlar uygulamasının engellenmesi için zorunlu olduğu ileri sürülmüştür.

25 Ağustos’ta UEFA Trabzon’un Şampiyonlar Ligine katılacağını açıklamıştır.

01 Eylül’de bazı kulüp başkanları, şikeye karışanların cezalandırılması dışında, kulüplerin küme düşürülmesi şeklinde bir uygulama yapılmamasını önermişlerdir.

04 Eylül’de Fenerbahçe, UEFA ve Federasyon aleyhine CAS’a başvurmuştur.

11 Kasım’da Kulüpler Birliği 6222 sayılı Kanunda değişiklik önermiştir. 24 Kasım’da Meclis, 6222 sayılı Kanunda değişiklik yapmış, bu değişikliği 2 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Meclise iade etmiş, 08 Aralık’ta değişiklik aynen kabul edilmiştir.

Bu süreçte, UEFA görevlisi İstanbul’da Savcılıktan bilgi ve belge alamamışken Futbol Federasyonunda bir kozmik oda düzenlendiği ve bazı bilgi ve belgelerin sınırlı sayıda Federasyon görevlisinin incelemesine izin verildiği haberleri basında yer almıştır. Bu incelemelerle başlayan spor yargısı sürecinde, liglerin haftalarca ertelenmesine rağmen, ancak liglerin ikinci yarısı oynanırken ilgililerden savunma istenmesi aşamasına gelinebilmiştir.

Böylece liglerin ertelenmesinin sonuçları, ülkede pek çok futbol izleyicisinin futboldan soğuması, UEFA’da ve dış dünyada Türkiye’de hiçbir ülkede olmadığı kadar ilginç, yaygın ve ligleri durduracak derecede olağandışı şike ve teşvik primi olayları olduğu algısının ortaya çıkması, Avrupa Kupasına katılma hakkı kazanmış ve bazı yöneticileri tutuklu olan kulüplerden yalnızca, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Liginden menedilmesi UEFA kupasında mücadele eden Trabzonspor’un Fenerbahçe’nin yerine Şampiyonlar Ligine alınması, Beşiktaş’ın kupayı iade edeceği veya ettiği şeklinde açıklamalar yapılması, bazı kulüp taraftarları arasında istenilmez soğukluklar ortaya çıkması, Trabzonspor camiasında kupa beklentisi oluşması, Fenerbahçe’nin önce Tahkim Kuruluna, sonra CAS’a başvurması, olayların sanki yalnızca Fenerbahçe ile sınırlı olduğu şeklinde kamuoyu oluşturma çabaları ve ligde bu yıl için play off gibi hiçbir ileri futbol ülkesinde olmayan bir uygulamanın denenmesi olmuştur.

Disiplin suçlarının Fenerbahçe kulübünce işlendiği algısının sonucu olarak, 6222 sayılı Kanunla ilgili değişiklik teklifinin Fenerbahçe Kulübü başkanı için yapıldığı şeklindeki görüş geniş kitleleri etkilemiş, ne var ki bu kanun değişikliğinden sonra tutukluluğu kaldırılan, Fenerbahçe Kulübünün başkanı değil, Beşiktaş’ın yöneticisi ve teknik direktörü ile başkaları olmuştur.

Fenerbahçe’nin açtığı davaya karşılık UEFA’nın savunması Federasyon yetkililerince tepkiyle karşılanmış, bu savunmada adı geçen UEFA görevlisine dava açılacağı açıklanmıştır.

Futbol Federasyonu, Disiplin Talimatının küme düşürmeye ilişkin hükmünü (m.58) değiştirmek üzere genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmıştır. Değişiklik taslağında, küme düşürme yerine, puan indirimi ve Avrupa Kupalarından men cezası verilmesi öngörülmüştür. Bu değişiklik için UEFA yetkililerinden olumlu görüş alındığı belirtilmiştir. Fenerbahçe Kulübü bu değişikliğe şiddetle karşı çıkmış, Federasyon genel kurulunda teklif reddedilmiştir.

Futbol Federasyonu, göreve devam kararı almış, ancak ertesi gün Spor Hukuku Enstitüsü Derneği Başkanı ve CAS Hakimi Kısmet Erkiner’in UEFA’nın CAS’taki davada yaptığı savunmanın bazı bölümlerini tercüme edip yorumlaması ve Federasyon ile Fenerbahçe’nin süreçteki tutumlarını değerlendirmesinin hemen ardından Federasyon Başkanı ile Başkanvekilleri istifa etmiş, seçimli kongre kararı alınmıştır. Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, Kısmet Erkiner’in açıklamalarının doğruluğunu araştırdığını ve doğru olduğunu tespit ettiğini belirtmiş, ilgili iç ve dış çevrelerden yakınmış ve yanıltıldığını beyan etmiştir.

Bizce, spor yargısı yönünden süreçteki olumsuzluklar, medyada çok sayıda doğru ve yanlış haberin yeralması, Federasyonda medyanın kozmik oda olarak nitelediği, zamansız uygulama, liglerin ertelenmesi, UEFA’ya doğru veya asılsız ihbarlarda bulunulması ve Avrupa Kupalarına katılacak kulüpler listesinde değişiklik yapılmasıdır. Kulüpler Birliği Vakfı ve Futbol Federasyonunun başlangıçtaki temkinli ve doğru kararlarının uygulanmayıp liglerin ertelenmesi bize göre, süreçteki kırılma noktasıdır. Liglerin ertelenmesinin yol açtığı play – off uygulamasının, erteleme fikrini hararetle savunanların bir kısmını dahi pişman ettiğini düşünmekteyiz.

www.belediyegazetesi.net

 

Bu yazı toplam 1675 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
FUAT BOL
TBMM 23. Dönem Milletvekili
MURAT BAŞARAN
Gazeteci / Yazar