Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ABDURRAHMAN DİLİPAK
Şehremini
06 Eylül 2012 Perşembe 23:36

Eskiden belediyeye “şehremaneti”, belediye başkanına “şehremini” derlerdi.

Bizim geleneğimizde kamu malı “yetim malı” sayılmıştır ve ayet “Vay o namaz kılanların haline ki, onlar yetimin hakkını yerler” diye bir ikaz vardır..

Namaz kılan bürokratlara, politikacılara hatırlatılır. Özellikle de “Namaz kılanlara”

Unutmayın, yaptığınız ve yapmanız gerekirken yapmadığınız her şeyden hesaba çekileceksiniz.

Yaptıklarınızı ve yapmadıklarınızı gören, duyan, bilen bir Allah (cc) var ve her namazdan sonra kendilerini selamladığınız Kiramen katibin her yaptığınızı, iyisi ile eğrisiyle eksiksiz bir şekilde yazmaktadır..

Bir insan, kendi eşi çocukları ile bile başedemezken, bütün bir toplumun sorumluluğunu üslenmek, bana çok zor bir tercih olarak görünüyor..

Değil mi ki, “kenarı Diclede bir kurt, aşırsa bir koyunu / Gelir adli ilahi sorar ömerden onu”. Yıkık bir köprüden geçerken ayağı sürçen topal keçinin sorumluluğunu nefsinde hissetmek zor bir sorumluluk olsa gerek..

İnsanlar böyle bir göreve talip olurken, ne kadar bu işin sorumluluğunu taşıyorlar bilmiyorum.. Oysa gün gelecek, yaptıklarının ve yapmaları gerekirken yapmadıklarının hesabını verecekler..

Aslında beldenin tüm sorumluluğu seçilmişlerin ya da atanmışların üzerinde değil, olmamalı.. Bu sorumluluğu cemaat, halk, pazar üslenmeli.. Vakıflar, dernekler devrede olmalı.

Belediye başkanları yetkilerini paylaşabilmeli. Cami kendi çevresinden sorumlu olabilmeli..

Bu işi ibadet aşkı ve sorumluluğu ile yapabilmeliyiz.

Siyaset adamları bazan çok kibirli oluyorlar.. Çok ulaşılmaz oluyorlar..

Tevazu daha iyidir.. Bilgili, dürüst ve cesur olması gerek siyaset adamının..

Önce bilgi.. Allah cahil ve zalim bir topluluğa hidayet nasib etmez.

Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?

Siyaset yapacak kişi, işi ehline vermeli. Bilenlere danışmalı, verdiği karardan yarar ya da zarar göreceklerin fikirlerine açık olmalı, onları dinlemeli..

Adil olmalı. Ve dürüst olmalı.. Hile yapmamalı. Rüşvet almamalı, torpil yapmamalı..

Cesur olmalı ayrıca. Korkak adamla bir yere gidilmez. Bu 3 özellikle politikacının “olmazsa olmaz”ı olmalı.

Sabırlı olmalı, eleştirilere tahammül etmeli..

Çünki siyaset erbabı sabır makamındadır. Halk ise şikayet makamında..

Ve bilelim ki, sonuçta her topluluk layık olduğu gibi idare olunur. Biz kendi hakkımızdaki hükmü değiştirmedikçe, Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmez..

İyi bir siyasetçi gösterişi sevmez. Bütün işlerinde korku ile umut arasında bir yerde durur..

İyi politikacının en bariz özelliği “söz verdiğinde sözünde durmasıdır.” Onlar, bilirler ve yalan söylemezler.. Sevgileri nefretlerinden, merhametleri gazablarından büyüktür.. Akılları ihtiraslarına gem vurur..

Onlar oturdukları koltuktan şeref almaz, oturdukları koltuğa şeref verirler.. İnançlarından ve kişiliklerinden taviz vermezler ve başkalarından bu anlamda taviz beklemezler..

Yerel seçimlerin erkene alınması sözkonusu ya. Tam da böyle bir zamanda hem mevcutları, hem de bu göreve talip olacakları uyarmak istedim..

Sandık ufukta gözükünce yerel yönetimlerde işler karışır biraz. Siyaset zaman olur, dostluklara zarar verir.. Beklentiler değişir.

Hayırlısını istemek, zor imtihanlardan sakınmak gerek. Kim neyi ihtirasla isterse, Allah (cc) onu o işle imtihan eder.. Hele hele rekabet dostluklara zarar verecek boyutta olmamalı..

Para ilişkilerine de dikkat etmek gerek..

Keşke bizim politikacılarımız biraz siyasetname okusalar, bu işin felsefesi üzerinde düşünseler.. Bu zor işi, bu konuda bilgi ve tecrübesi olmayan herkes yapabileceğini sanıyor..  Bu büyük bir felaket..

Dilerim bu seçim bizler için geçmişi aratmaz. İki günümüzü birbirine eş kılmadan doğru yönde ileri doğru yürüyüşümüzü sürdürürüz.

Selam ve dua ile.

www.belediyegazetesi.net


 

Bu yazı toplam 856 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
FUAT BOL
TBMM 23. Dönem Milletvekili
MURAT BAŞARAN
Gazeteci / Yazar