Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
YUNUS EMRE KARAHAN
Muazzam Yapı: İnsan beyni
21 Nisan 2019 Pazar 23:26

Anne karnında, insanın meydana geldiği olaydaki ilk aşa­ma embriyo oluşumudur. Embriyo oluştuktan sonra çok hızlı bir şekilde hücreler oluşur ve zamanla gelişir. Anne karnında gelişen embriyoda 5. haftadan itibaren oluşan omurilikte sa­niyede 5.000 tane nöron isimli beyin hücresi üretilmeye başlar. Hamileliğin ilk 6 ayında beyin hücrelerinin büyük bir kısmı, do­layısıyla beyin oluşur.

Beyin, vücuttaki bütün etkinlikleri kumanda eden bir mer­kezdir. İşitme, görme, dokunma, tatma ve koklama gibi olay­ların gerçekleştiği yer beyindir. Beyin sinir sisteminden geçen bütün mesajları koordine eder ve öğrenmemizi, hissetmemizi ve anlamlandırmamızı sağlar. Kalp atışını ayarlar, bedenin ısısı­nı düzenler, nefes alış-verişini ve işlevleri birbirinden farklı hor­monların ne kadar salgılanacağını düzenler.

Beyin, insan vücudunun bilinçli ya da bilinçsiz bütün hare­ketlerini kontrol eden denetim merkezidir.1 gramının dünya­daki telekomünikasyon sistemlerinden daha çok bağlantıya sahip olduğu söylenmektedir. Bununla birlikte beyin ileteceği mesajlarını saatte 580 km hız ile iletir. Bu da vücudun herhangi bir yerinden gelen uyarının beynimize saniyenin yüzde biri hızı ile ulaşması demektir. Örneğin; göz bir anda beyne 1,5 milyon bilgi sinyali gönderebilmektedir.

BEYİNDE ÖĞRENME NASIL GERÇEKLEŞİR?

İnsan beyni birbirine bağlı yüz milyarlarca nöron yani beyin hücresinden meydana gelmiştir. Öğrenmek, bu nöronlar arasında dolaşacak elektrik sinyalleri için yollar oluşturmak ve bu yolları güçlendirmektir. Beyindeki her bağlantının arasında sinaps denilen küçük bir boşluk vardır, yeni bir şeyini öğrenebilmesi için elektrik sinyali nörotransmitter denilen kimyasal maddelerle bu boşluğun kar­şısına atlamalı ve yoluna devam etmelidir.

Güçlü ya da zayıf bir hafızaya sahip olmanız, nöronlar ara­sında kurduğunuz bağlantıların sayısı oranında belirli olacak­tır. Nöronlar arasındaki sinir ve ağ tabakasının bağlantı sayısı arttıkça hatırlama ve düşünme hızınızda artacak ve güçlü bir hafızaya hatta zekaya sahip olacaksınızdır.

Beynimizde sadece nöronlar yoktur, nöronlar ile birlikte glia hücreleri vardır. Beynimizin kütlesinin yarısı glia hücrelerinden oluşmuştur. Glia hücreleri nöronlardan daha küçüktür ve göre­vi nöronlara yardımcı olmaktır. Öğrenme ve beynin işlevlerini gerçekleştirmesinde, önemli bir yere sahiptir. Beyin hücrele­rinin %10’u nöron, %90’ı glia hücreleridir. Nöronlardan 10 kat daha fazla olan bu doku maddesi beynin beslenmesini sağla­maktadır.

Nöron gri bir maddeden oluşmuştur ve lif şeklinde uzantı­ları vardır. Bu uzantılara akson denilmektedir. Aksonların etrafı miyelin denilen yağlı bir madde ile çevrilidir. Aksonların uç nok­tası başka bir nörona bağlıdır. Uyarıları taşıyan bölüm akson, bu uyarıları alan kısım dentritlerdir. Beynin beyaz kısmını oluş­turan, akson ve dentritlerdir. Beynimizde nöronlardan yüzlerce kat fazla dentrit vardır. Dentritlerin birleşme noktasına sinaps denilir. Bir nörondaki dentrit diğer nörondaki dentrit arasında sinaptik bağlar oluşturur ve bilgiler o küçücük aralıklardan ile­tilir.

İki beyin hücresi arasındaki boşluk yani sinaps küçüktür. Ama bu bir sinyalin diğer tarafa kolayca direk geçebileceği an­lamına gelmez. Aslında tıpkı derin bir uçurumda karşıdan kar­şıya geçmek gibidir. Bir taraftan diğerine geçiş bize nasıl öğren­diğimiz konusunda ip uçları verebilir. Herhangi bir sinyalin bir beyin hücresinden diğerine ilk geçişi en çok çaba gerektirendir. Tıpkı uçurumun karşısına bir iple geçerken olduğu gibi. Karşıya yapılan ilk yolculuk en zor olanıdır. Karşıya bir defa geçtikten sonra her geçiş biraz daha kolaylaşır. Yeni bir şey öğrenirken de bezer bir durum yaşanır. Başlangıç olarak öğrenmek zordur. Ama sinyal beyin hücreleri arasındaki boşluğu tekrar tekrar geçerken daha sağlam bir yol oluşmaya başlar. Tekrar tekrar aştığımız o sinapsı zahmetsizce ve istediğimiz anda aşabilecek duruma geliriz.

POZİTİF DÜŞÜNCENİN BEYNE ETKİSİ

Beyine verilen kişisel komut, beynin yegâne çalışma düs­turudur. Kişinin unutmak ya da unutmamaktaki sınır noktası, beynine telkin ettiği: Ben unutkanım ya da ben hatırlayabilirim cümleleridir. Olumsuz düşünerek benim beynim durdu ya da bu saatten sonra benden bir şey olmaz gibi cümleleri düşün­düğünüz zaman beyin kendini kilitleyerek durduruyor. Tabiri caizse size küsüyor. Olumlu düşünce her zaman beynin etkili ve sonuç verici hormonları salgılamasını sağlar. Olumlu düşün­cedeki ana nokta, beyni olumlu olanın üzerine telkin etmektir. Başarısız olmaya, hatırlamamaya değil, başarılı olmaya, hatırla­maya kilitlenmesiniz.

BEYNİ ETKİLEYEN NEDENLER: STRES VE SİNİR

Günümüzde büyük şehirlerde yaşamak tek başına stres ve sinir kaynağıdır. Çalışma şartları, zamanla yarış, trafik, hava kirliliği, yoğun manyetik alan, radyasyon beyin ve sinir sistemini olumsuz etkiler. Aşırı stres, beraberinde uykusuzluk, sinir, insanlara tahammülsüzlük gibi durumları ortaya çıkarır. Aşırı stres altında kalan beyin yıpranır ve fonksiyonları bozulmaya başlar. Stres, bireyin kendini kontrol etmesi ve geliştirmesi için bir miktar gereklidir. Kişiye hırs ve motivasyon katar fakat aşırı kronik stres ve sinir hem bedensel hem zihinsel hem de ruh sağlığı için zararlıdır.

Stres ve sinir, sistemin normal olarak işleyen biyolojik kim­yasal mekanizmasına zarar verir. İnsanların duygu ve hisle­rinin gerçekleşmesi büyük oranda hormonlara bağlıdır. Yani vücudumuzda hormon salgılama işlevi olmasaydı, duyguları­mız ve hislerimiz olmazdı. İnsanlar üzüldüğünde, sevindiğin­de, sinirlendiğinde beyin bu duyguları hissetmemizi sağlayan hormonları salgılama emri vermiştir. Kişi stres altındayken de Glükokortikoid hormon grubuna dahil olan hormonlardan salgılar. Glükokortikoidler, adrenal bezlerden günlük ritimde veya stres durumunda salgılanan hormonlardır. Glükokortiko­idlerin artması hipokampusdaki hücrelerin zarar görmesine yol açar. Hipokampus beynin öğrenme ve bellek açısından önemli bölgesidir. İnsanda salgılanan en önemli glükokortikoid korti­zoldür. Kortizol, hafıza merkezlerinde oluşturduğu daralmayla hafızanın işlevselliğinin azalmasına sebep olur.

BEYİN VE HAFIZA İÇİN BESLENME

Beslenme şekli, beyin ve hafızanın zinde kalması, çalışma temposu ve verimliliği üzerinde önemli rol oynuyor. Doğru ve düzenli beslenme, fiziksel anlamda beynin ihtiyacı olan vita­min, kalori, şeker, oksijen miktarını temin eder. Aşağıda beyin ve hafıza için önemli, düzenli olarak yemeniz ve kullanmanız gereken besin maddeleri, tavsiyeler yer almakta.

SU

Susuzluk beynin kortizol hormonunu salgılamasına neden olur. Bu hormondaki artış beynin bilgi depolama kısmının kü­çülmesine ve hafıza gücünün azalmasına neden olur. Kortizol adrenalin üretimini de artırır, bu artış beyin fonksiyonunu etki­ler ve hafızayı bozar.

SÜT, PEYNİR, YOĞURT

Vücuda yavaş yavaş ve sabit bir enerji kaynağı sağlayıp, ha­fızamızın ayakta kalmasına destek olurlar. Önemli birer protein kaynağıdırlar. Protein barındıran besinler vücudu uyaran kim­yasallar olan epinefrin ve dopamin hormonları seviyelerini de arttırırlar.

YUMURTA

Hafıza ve beyin için gerekli olan A, D, B12, B grubu vitamin­leri içerir. Beyinden sinyal alıp, gönderme için gerekli, önemli bir aminoasit olan tirozini içerir.

TAHILLAR

Çavdarlı, tam buğdaylı ekmekler, esmer pirinç, yulaf, darı vb. B6, B12 ve folik asit içerirler. Vitamin ve beyine kan akışını sağ­lamak için gereklidirler.

FINDIK VE YER FISTIĞI

Odaklanma ve dikkat için gerekli olan B6, E vitamini yönün­den zengindir. Yeterli miktarda yemek beyin ve hafıza için fay­dalıdır.

CEVİZ

Cevizdeki biyoaktif bileşenler, beyin hücrelerini koruyor. Hafızayı güçlendiren, algıyı ve nöral etkileri iyileştiren ceviz be­yin sağlığı açısından çok yararlı. Aynı zamanda önemli oranda Omega 3 kaynağıdır.

OMEGA 3 - BALIK

Omega 3 beyin fonksiyonlarında önemli bir role sahiptir. Davranış ve bilişsel olaylarda etkilidir. En iyi kaynakları: somon, uskumru, hamsi, sardalya, ringa balığı.

BİTTER ÇİKOLATA

Yüksek kakao içeriğine sahip birkaç bitter karesi güçlü an­tioksidanlar içerir, doğal uyarıcıları sayesinde odaklanma ve konsantrasyonu artırır. Beyin reseptörlerini aktive etmek için endorfin hormonu salınımını arttır.

ISPANAK

Beyin hücrelerini zararlara karşı korur. B grubu vitaminler ve folik asit içerir, E vitamininden zengindir. E vitamini zengini di­ğer besinler: badem, kivi, mango, ayçiçeği tohumu, domates.

BROKOLİ

Bilişsel fonksiyonları ve beyin gücünü arttırmada etkilidir. K ve E vitamininin zengin kaynağıdır.

www.belediyegazetesi.net

 

 

Bu yazı toplam 171 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
YAZARLAR
FUAT BOL
TBMM 23. Dönem Milletvekili
ÖMER YILDIRIM
Medya ve İletişim Uzm. Sanat Yön
MURAT BAŞARAN
Gazeteci / Yazar
YUNUS EMRE KARAHAN
Türkiye Hafıza Şampiyonu