Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Prof. Dr. HASAN FEHİM ÜÇIŞIK
Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ve Mahalli İdarelerimiz-1
22 Ekim 2012 Pazartesi 01:01

Türkiye’nin de imzaladığı ve onayladığı Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının önsözünde, yerel makamların her türlü demokratik rejimin temellerinden birisi olduğu, vatandaşların kamu işlerinin sevk ve idaresine katılma hakkının Avrupa Konseyine üye Devletlerin tümünün paylaştığı demokratik ilkeler arasında yeraldığı, bu hakkın en doğrudan kullanım alanının yerel düzeyde olduğu, gerçek yetkilerle donatılmış yerel makamların varlığının hem etkili hem de vatandaşlara yakın bir yönetimi sağlayacağı, Avrupa ülkelerinde özerk yerel yönetimlerin korunması ve güçlendirilmesinin demokratik ilkelere ve idarede âdemi merkeziyetçiliğe dayanan bir Avrupa oluşturulmasında önemli bir katkı sağlayacağı, bunun, demokratik bir şekilde oluşan karar organlarına ve sorumlulukları, bu sorumlulukların kullanılmasındaki olanak ve yöntemler ile bu sorumlulukların karşılanması için gerekli kaynaklar bakımından geniş bir özerkliğe sahip yerel makamların varlığını gerektirdiği belirtilmiştir.

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına göre, özerk yerel yönetim, yerel makamların, kanunlarla belirlenen sınırlar çerçevesinde, kamu işlerinin önemli bir bölümünü kendi sorumlulukları altında ve yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkı ve imkânına sahip olduğu yönetim biçimidir. Bu düzenleme ve yönetme hakkı, kural olarak, doğrudan, eşit ve genel oya dayanan gizli seçim sistemine göre serbestçe seçilmiş üyelerden oluşan ve kendilerine karşı sorumlu yürütme organlarına sahip olabilen meclisler veya kurul toplantıları tarafından kullanılır (m.3). Bu hüküm, vatandaşların doğrudan katılımını öngören yöntemlerini etkilemez (m.3/II).

Yerel yönetimlerin temel yetki ve sorumluluktan anayasa ya da kanun ile belirlenecektir (m.4/I).

Yerel yönetimler, kanun tarafından belirlenen sınırlar içerisinde, yetki alanlarının dışında bırakılmış olmayan veya başka herhangi bir makamın görevlendirilmemiş olduğu tüm konularda faaliyette bulunmak açısından tam takdir hakkına sahip olacaklardır (m.4/II).

Kamu sorumlulukları genellikle ve tercihan vatandaşa en yakın olan makamlar tarafından kullanılacaktır (m.4/III).

Yerel makamlara verilen yetkiler kural olarak tam ve münhasırdır. Kanunda öngörülen durumların dışında, bu yetkiler öteki merkezî veya bölgesel makamlar tarafından zayıflatılamaz veya sınırlandırılamaz (m.4/IV).

Yerel makamların merkezi veya bölgesel bir makam tarafından yetkilendirildiği durumlarda, bu yetkilerin yerel koşullarla uyumlu olarak kullanılabilmesinde yerel makamlara olanaklar ölçüsünde takdir hakkı tanınacaktır (m.4/V). Yerel makamları doğrudan ilgilendiren tüm konulara ilişkin planlama ve karar alma süreçleri içinde, kendileriyle olanaklar ölçüsünde zamanında ve uygun biçimde danışılacaktır (m.4/VI).

Yerel yönetimlerin sınırlarında, mevzuatın elverdiği durumlarda ve mümkünse bir referandum yoluyla ilgili yerel topluluklara önceden danışılmadan değişiklik yapılamaz (m.5).

Kanunla düzenlenmiş daha genel hükümlere halel getirmemek koşuluyla, yerel makamlar kendi iç idari örgütlenmelerini, yerel ihtiyaçlarla uyumlu kılmak ve etkin idare sağlamak amacıyla, kendileri kararlaştırabileceklerdir (m.6/I). Yerel yönetimlerde görevlilerin çalışma koşulları, liyakat ve yeteneğe göre yüksek nitelikli eleman istihdamına imkân verecek ölçüde olmalıdır; bu amaçla yeterli eğitim olanaklarıyla ücret ve mesleki ilerleme olanakları sağlanmalıdır (m.6/II).

Yerel makamların her türlü idari denetimi, ancak, kanunla veya anayasa ile belirlenmiş durumlarda ve yöntemlerle, kural olarak, sadece, kanunla ve anayasal ilkelerle uygunluk sağlamak amacıyla yapılacaktır. Yerel makamların idari denetimi, denetleyen makamın müdahalesinin, korunması amaçlanan çıkarların önemiyle orantılı olarak sınırlandırılmasını sağlayacak biçimde yapılmalıdır (m.8).

Ulusal ekonomik politika çerçevesinde, yerel makamlara kendi yetkileri dâhilinde serbestçe kullanabilecekleri yeterli malî kaynaklar sağlanacaktır. Yerel makamların malî kaynaklarının anayasa ve kanunla belirlenen sorumluluklarla orantılı olması gerekir. Yerel makamların malî kaynaklarının en azından bir bölümü, oranlarını kendilerinin kanunun koyduğu sınırlar dâhilinde belirleyebilecekleri yerel vergi ve harçlardan sağlanacaktır (m.9/I, II, III).

Malî bakımdan daha zayıf olan yerel makamların korunması, potansiyel malî kaynakların ve karşılanması gereken malî yükün eşitsiz dağılımının etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik malî eşitleme yöntemlerinin veya buna eş önlemlerin alınmasını gerektirir. Bu yöntemler ve önlemler, yerel makamların kendi sorumluluk alanlarında kullanabilecekleri takdir hakkını azaltmayacaktır (m.9/V).

Yerel makamlar, sermaye yatırımlarının finansmanı için, kanunla belirlenen sınırlar içerisinde, ulusal sermaye piyasasına girebileceklerdir (m.9/VIII).

Yerel makamlar yetkilerini kullanırken, ortak ilgi alanlarındaki görevlerini yerine getirebilmek amacıyla, başka yerel makamlarla işbirliği yapabilecekler ve kanunlar çerçevesinde birlikler kurabileceklerdir. Her Devlet, yerel makamların ortak çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi için birliklere üye olma ve uluslararası yerel makam birliklerine katılma hakkını tanıyacaktır. Yerel makamlar, kanunla öngörülen şartlar dâhilinde, başka devletlerin yerel makamlarıyla işbirliği yapabilirler (m.10).

Yerel yönetimler, kendi yetkilerinin serbestçe kullanımı ile anayasa veya ulusal mevzuat tarafından belirlenmiş olan özerk yönetim ilkelerine riayetin sağlanması amacıyla yargı yoluna başvurma hakkına sahip olacaklardır (m.11).

www.belediyegazetesi.net

 

Bu yazı toplam 1714 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
FUAT BOL
TBMM 23. Dönem Milletvekili
MURAT BAŞARAN
Gazeteci / Yazar