Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ABDURRAHMAN DİLİPAK
AK PARTİ VE BELEDİYELER
02 Ekim 2017 Pazartesi 10:36

AK Parti’nin doğuşunda başarısını etkileyen en büyük faktör belediyelerdi.

Bir yandan Erdoğan’ın mazlumiyeti sözkonusu idi, öçte yandan Erdoğanın belediyelerdkei başarısı.

Hatırlıyorum da, belediye çöpçüleri greve gitmişti, ben dahil herkes sokaklarımızdaki çöpleri kendimiz topladık..

Bir yandan da 28 Şubat’ın mazlumiyeti vardı. Erdoğan bir şiir okudu diye hapse atılmıştı. Toplumda Laikçi dayatmaya karşı bir öfke vardı.

O zaman da AK Partinin karşısında yine CHP vardı. Gırtlağına karşı yolsuzluğa batmış, Partizanca davranışları ile halkı bezdirmiş bir CHP. Laikçi, darbeden yana tavırları ile, dine ve dindarlara karşı tavırları ile öne çıkan bir CHP. Din irtica, dindar mürteci idi bunlara göre.

Halk AK Partiye EVET derken, aslında dine ve dindarlara evet diyordu. Bu evet aynı zamanda dine karşı ve dindarlara karşı baskıcı politikaları ile öne çıkan CHP’ye HAYIR’dı.

İlk seçim de halkın teveccühü Erdoğan’a idi ama, siyasi yasak getirmişti. Halk bir yerde kendi iradesi ürerine konulan ipoteğe HAYIR dedi.

AK Parti tabanını zayıflatmak için kurdurulan Cem Uzan’ın Genç Partisi o günkü şartlarda, barajı aşamayınca, AK Partinin anayasal çoğunluğa ulaşmasının vesilesi oldu.

Birilerinin evdeki hesapları çarşıya uymadı.

AK Parti böyle doğdu, büyüdü ve bugünlere geldi. E-Muhtıraları gördü, Kapatma davaları açıldı, Tezkere krizini yaşadı, BOP’u gördü.. Allah Erdoğan’ı, ona yasak koyanların sırtında, onların oyu ile tekrar Meclise girdirdi. Ergenekon’u, Balyoz’u gördük. Sınırımızda bir savaşı yaşanıyordu. Darbeyi, terörü gördük bütün şiddeti ile.

Ve bugünlere geldik. 15 Temmuz sonrası FETÖ ile hesaplaşma bütün şiddeti ile devam ediyor.

Bugün ortaya çıkan bir başka gerçek var, müttefiklerimiz, AB’de bir ve beraber olmak için yıllarımızı heder ettiğimiz ülkeler PKK/PYD’nin, DHKP-C’nin, darbeci FETÖ’cülerin destekçisi ve koruyucusu çıktılar.

2017’nin sonuna geldik. 2018 de yerel seçimler var. Ardından Milletvekili seçimleri ve başkanlık seçimleri 2019’da. Belki Anayasa değişikliği için yeni bir paket daha hazırlanabilirse yeni bir referandum da gündeme gelebilir.

Bu seçimlerde mevcut grubu bulunan partilerin dışında grub kurma iddiası ile örgütlenmekte olan bir parti daha girecek. Meral Akşener’in Merkez Demokrat Partisi’nin grub kurup kuramayacağını, halk desteğini arkasına alıp alamayacağını göreceğiz. Görünen o ki, FETÖ’cülükle damgalanan bir parti ve politikacının artık bu memlekette siyasi anlamda ciddi bir varlık göstermesi mümkün değil.

AK Parti bu seçimleri kazanmak zorunda. Metal yorgunluğundan kurtulması gerek.

Ben Fabrika ayarlarına dönmekten söz etmiyorum. Dün dünde kaldı. Ama kesinlikle kendini yenilemek zorunda. İçini temizlemek zorunda.

Şunu görelim: Biz kendimizi değiştirmedikçe Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek.

AK Parti yeni bir halkla ilişkiler dili geliştirmek zorunda. Media ile ilişkisini, STK’lar ile ilişkisini yeniden gözden geçirmek zorunda. Sermaye çevreleri ile ilişkisini yeniden gözden geçirmek zorunda.

AK Parti önce içindeki AKP’lileri halletmesi gerekir. Tecdit gerekli. Bu kolay değil. Geç kalındı. Gitmesi gerekenler yerleşti. Artık süt dişleri yok, köpek dişleri var! Servete, rahata, güce alıştılar.

Bugün bunları yazmak, konuşmak da bir dert, yazıp konuşmamakta! Birileri tabanda moral bozukluğundan, tavanda ise motivasyon bozukluğundan söz edecek. Sessiz kalsan bu adamlar zehirli sarmaşık gibi her yeri saracak. Yarın bunlarla başetmek daha zor hale gelecek.

“Değişim” diyorsun, öyle şeyler oluyor ki, bazan gelen gideni aratıyor. “Kifayetsiz muhteris”ler, hemen vitrine, ne kokar ne bulaşır tipleri öne sürüp arkadan işlerini çevirmeye devam etmeye çalışıyorlar. Bu karektersiz adamlar servet ve makamlarını garanti altına almak için, her tarakta bez dokutuyorlar. Yalakalıklar kendilerine sağlanan menfaate endeksli bunların. Mamalarını kesin hemen dişlerini gösterirler. Ray değiştirirler.

Bakın, bu günlere kolay gelinmedi. Küçük hesaplar uğruna büyük felaketlere kapı aralanabilir.. 2019 “çanta’da keklik” değil. Bugün için en büyük şansınız, AK Partiye kızanlar, CHP’ye razı olacaklar mı? FETÖ’cülerin kumpaslarına razı olacaklar mı?

AK Parti kendi gücü, kabiliyeti ile hakettiği yere gelmeli. Başkalarının zaafları üzerinden kendine iktidar devşirmemeli.

Benden söylemesi. Yarın, çok geç olmadan mutlaka bir şeyler yapılmalı. Erdoğan düşerse AK Parti de düşer. Allah esirgesin, sebebler dünyasında bakarsınız AK Parti düşerse FETÖ’cülerin, PYD’lilerin, CHP’nin eline kalırsınız. Türkiye düşer. Türkiye düşerse İslam dünyası, İslam dünyası da düşerse, Vahşi Kapitalizmin ocağına düşersiniz. 

Selam ve dua ile..

www.belediyegazetesi.net

 

Bu yazı toplam 135 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
FUAT BOL
TBMM 23. Dönem Milletvekili
MURAT BAŞARAN
Gazeteci / Yazar