Yeraltı suları gözleniyor
Hazar Şahsuvar/Eskişehir
Eskişehir'de TÜBİTAK desteğiyle kurulan gözlem istasyonlarında, deprem habercisi olma ihtimali bulunan yeraltı sularındaki radon ve karbondioksit değişimi, su seviyesi ve sıcaklıklarının ölçümü yapılıyor.
Osmangazi Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Uygulamalı Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Galip Yüce'nin yürütücüsü olduğu proje kapsamında yapılan analiz ve gözlemler, anomali olarak kabul edilebilecek değişimleri ortaya koydu. TÜBİTAK destekli ''Deprem Öngörüsü Amacıyla Jeokimyasal ve Hidrolojik Parametrelerin Gerçek Zamanlı İzlenmesi: Eskişehir Bölgesi Pilot Projesi''ne ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Yüce, projede Eskişehir'de çok parametreli akışkan kompozisyonu ve gaz miktarındaki değişimi izleme amaçlı dört gözlem istasyonun kurulduğunu bildirdi. Yüce, DSİ Eskişehir Bölge Müdürlüğü ile Jülich Almanya Araştırma Merkezi'nin projeye verdiği ilave desteklerle Sivrihisar, Alpu-Uyuzhamam ve İnönü-Kandilli'de ikisi sıcak ve ikisi de soğuk sularda olmak üzere kurulan dört adet istasyondan yeraltı sularındaki radon ve karbondioksit gazı değişimi, redoks potansiyeli, iletkenlik, pH, su seviyesi ve su sıcaklığının bir yıl boyunca online olarak izlendiğini açıkladı.
Önemli bir depremsellik yaşanmadı
Bölgede deprem üretebilecek aktif fay zonları ve yakınındaki sıcak su kaynaklarından üç yıl boyunca alınan su örneklerinin fiziksel, kimyasal, radyoaktif ve izotop analizlerinin yapıldığını belirten Yüce, proje süresince Eskişehir'de önemli sıklığa ve büyüklüğe sahip bir depremselliğin yaşanmadığını ifade etti. Bölgede proje süresince büyüklüğü beş veya daha üzeri büyüklükte bir deprem meydana gelmediğini belirten Yüce, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bu nedenle büyüklüğü beşten küçük depremlerin seyrekliği dikkate alındığında, bölgeye ilişkin hidrolojik ve hidrokimyasal parametrelerde doğal değişimlere ilişkin baz veriler elde edildi. Ayrıca yeraltı su seviye değişimlerinin, bu bölge için deprem büyüklüğüne bağlı olmak kaydıyla depremlerden bir kaç hafta önce oluştuğunu gözledik. Elektriksel iletkenlik, radon ve karbondioksit gazı, su sıcaklığı ve redoks potansiyelinde görülen değişimlerin ise kısa mesafelerde olası anomaliler sunduğunu tespit ettik. Ayrıca, depremin büyüklüğüne bağlı olarak değişimlerin Eskişehir bölgesinde ortaya çıkışı 3 ile 7 gün arasında değişiyor.” Yüce, bu amaca yönelik olarak bu yıl TÜBİTAK'ın desteğini alan bir diğer proje kapsamında ise halen aktif durumda olmayan dört istasyonun aktif hale getirilmesine çalıştıklarını ve gelecek yılın ortalarına kadar izleme çalışmalarının sürdürülmesinin planlandığını aktardı.
























