Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Küçükçekmece Belediyesi "Küçük İstanbul Buluşmaları"programının konuğu oldu

07 Ocak 2012 Cumartesi 20:02
Küçükçekmece Belediyesi ve İlçe Milli Eğtim Müdürlüğü'nün ortaklaşa düzenlediği "Küçük İstanbul Buluşmaları" "Küçük İstanbul Buluşmaları" bu ay ki konuğu Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer oldu. Bakan Dinçer, eğitimle ilgili geçmişte yaşadığı sıkıntılarını ve anılarını paylaşırken, öğrencilerinde merakettiği soruları cevaplandırdı.

Her ay düzenlenen konumunda uzman kişilerin davet edildiği "Küçük İstanbul Buluşmaları" programına bu ay Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer konuk oldu. Küçükçekmece Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim
Müdürlüğü ortaklaşa düzenlediği programa İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, Kaymakam Orhan Öztürk, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, İlçe Milli Eğitim Müdürü Nail Bölükbaşı, Başkan Yardımcıları ve KİPTAŞ Genel Müdürü İsmet Yıldırım katıldı.

Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen programa katılan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, salona girişte öğrenciler tarafından uzun süre ayakta alkışlandı. Sunuculuğunu Süreyya Akkaya'nın yaptığı 'Küçük İstanbul Buluşmaları' programı önce saygı duruşu ardından İstiklal Marşı'nın söylenmesi ile başlandı.

Küçük İstanbul Buluşmaları'na daha önceki katılımcıların sinevizyon gösterisi yapıldı. Ardından sunucu Süreyya Akkaya, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in hayatını ve yaşadığı önemli kesitleri slayt eşliğinde anlattı. Bu sunumdan sonra sahneye davet edilen Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer çok duygulandığını belirterek; "Kendimden bile sakladığım bilgilere ulaşmışsınız sizi tebrik ediyorum. Çok etkilendim, duygulandım" diyerek teşekkürlerini sundu.

ÖĞRETİM ÜYESİ OLMAK İÇİN ÇOK MÜCADELE ETTİM

''Hocaların Hocası'' merhum Prof. Dr. Sabahattin Zaim ile ilgili bir anısını paylaşan Dinçer, ''Kendisinin tavsiyelerini dinledim ve 'Ben üniversitede kalıp bilimsel çalışma yapacağım' dedim. Bu benim için kritik bir karardı. 'Madem ben bilimsel çalışmayapacağım o zaman yüksek lisans yapacağım ve yabancı dil
öğreneceğim' dedim'' diye konuştu. Dinçer, üniversiteden mezun olduktan sonra bir tercih yapmak zorunda kaldığını anlatarak, ''Yüksek lisans programlarına gittim. Üniversiteye öğretim üyesi olarak girebilmek için 5-6 kez üniversitelerin yönetim kurullarında kabul edilmedim, sınavları
kazanmama rağmen...'' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, sürekli değişen dünyada insanın sahip olduğu bilgi ve yetenek aynı kalarak ayakta kalması ve başarılıolmasının mümkün görünmediğini ifade ederek, ''Dünyada yeni meslekler, yeni kabiliyetler söz konusu olurken, lise ya da üniversite mezunu olmak, iyi bir iş bulmak ve rekabette ayakta kalmak anlamına gelmiyor'' dedi.

İnsanların hayatta bir yerlere gelebilmesi için karşısına çıkan engellerle mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Dinçer, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Her öğrencinin bugünden itibaren geleceğe dair bir hayali, bir vizyonu olması gerekiyor. Ancakbu bir hüsn-ü kuruntu olmamalı. Bunun kişinin kabiliyetini ve
potansiyelini içeren gerçekçi bir tarafı olmalı. İnsanlar, başkaları tarafından ne kadar uçuk ve kaçık görülürse görülsün hayallerinin peşinden koşarsa onları gerçekleştirebilir. Hayalleri gerçekleştirebilmek için onun gerekliliklerinden başka bir şey düşünülmemeli.''

MİLLİ EĞİTİMDE YENİ SİSTEM HEDEFİ

Bir toplumda oturmuş bir yapıdan söz edilecekse bir sistemden bahsedilmesi gerektiğini ifade eden Dinçer, şunları kaydetti: ''Öyle bir sistem kurmalısınız ki, kuracağınız bu sistem çok
açık, objektif, anlaşılabilir, herkesin bildiği, fark ettiği bir yapıya kavuşmalı. Herkes oyunun kuralını bilmeli ve herkes bugün bir yere başladığında ve o işin gereklerini yerine getirdiğinde nereye ulaşacağını görebilmeli. Bunu yaptığınız zaman toplumdaki insanlar güven içinde olur. Ben de sürekli gittiğim her yerde bir sistem kurmayı, o sistemin ögeleri arasındaki ilişkileri tanımlamayı, o sistemin işleyiş süreçlerini ortaya koymayı, herkesin kurallarını bildiği bir oyun düzeni oluşturmayı önemsedim. Milli Eğitim Bakanlığımda da aynı şeyi yapmak istiyorum. Milli Eğitim Bakanlığında da kararları bir bakanın ya da bireyin verdiği, bazen öğrencinin, bazen öğretmenin, bazen de aile fertlerinin lehine
kararların verildiği veya zaman içinde bunların da değiştiği bir yapıyı değil, istiyorum ki Türkiye'de öyle bir milli eğitim sistemi kuralım ki o sistemde öğretmenler hangi şartlarda öğretmen olacaklarını
görsün, hangi şartlarda öğretmenlik yapacaklarını bilsin, kendi kariyer planlarına dair kafalarında bir fikir, bir hayal, bir plan oluşsun. Bunun gereklerini yerine getirdikçe de kendi mesleki
alanları içerisinde yükselerek bir kariyer oluştursunlar. Herhangi bir yere gelebilmek için çevrelerinde siyasetçileri tanıyan insanları aracı koyacak mekanizmalara tevessül etmeden, kendi planını yapıp o planı gerçekleştireceği açık, objektif bir sistemi tanımlayalım.''

ÖYLE BİR MEKANİZMA KURACAĞIZ Kİ…

Söz konusu mekanizmanın öğrencilere ve bakanlık çalışanlarına yönelik boyutuna da değinen Dinçer, şöyle devam etti: ''Öğrencilerimiz de bilsinler ki okula ne zaman başladığı, ne zaman bitirdiği ve bu süreç içinde neleri kazanıp, hangi bilgi ve yeteneklerle donanırsa mezuniyeti hak eder, hangi mezuniyetten sonra nereye daha kolay ulaşabilir, bunun kurallarını baştan sona bildiği bir yapı oluşsun. Aynı şekilde bakanlık çalışanları için de bu söz konusu. Öyle bir mekanizmayı objektif bir şekilde kurmalıyız ki, kimin hangi görevleri, nitelikleri gerçekleştirirse o zaman belirli bir yere terfi ederek ulaşabileceğine dair kariyer planını önceden görsün. Bu yapıyı objektif bir şekilde kurduğunuzda belki birçok arkadaşımın beni sıkça eleştirdiği gibi beşeri birtakım inisiyatiflere daha az yer kalacak, belki birilerinin şefkatine, merhametine çok gerek kalmayacak ama en en azından herkesin oyunun kurallarını bildiği bir mekanizmayı üretmiş olacağız.''

DÜNYADA YENİ MESLEKLER OLUŞTU

Dinçer, hayatta başarılı olmanın veya bir yerlere gelmenin temel dinamiklerini değişim, bilgi, eylem ve sevginin oluşturduğunu aktararak, ''Dünya sürekli değişiyor ve hiçbir zaman insanın sahip olduğu bilgi ve yetenek aynı kalarak ayakta kalması ve başarılı olması mümkün görülmüyor. Dünyada yeni meslekler, yeni kabiliyetler söz konusu olurken, lise ya da üniversite mezunu olmak iyi bir iş bulmak ve rekabette ayakta kalmak anlamına gelmiyor'' dedi.

Değişimin yönünü de bilginin belirlediğine işaret eden Dinçer, 'Bilgi olmadan nitelikli karar vermek çok mümkün değil. Ancak bilmek yetmez. Pek çok insan pek çok bilgiye sahip olabilir. Bunlar hayata aktarılamazsa sahip olunan bilginin pek bir anlamı yok'' diye konuştu.

Öğrencilerin sorularını da cevaplayan Bakan Ömer Dinçer'e Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay çiçek ve plaket takdim etti. Başkan Yeniay da Bakan Dinçer'in katılımlarından dolayı çok mutlu olduklarını belirterek teşekkürlerini sundu. Ardından Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztürk Bakan Dinçer'e plaket sundu.

cekmece2.jpg

cekmece3.jpg

cekmece4.jpg

www.belediyegazetesi.net

 

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
FUAT BOL
TBMM 23. Dönem Milletvekili
MURAT BAŞARAN
Gazeteci / Yazar