Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fatih Belediyesi, 50 yıl sonra Almanya’ya göçün başlama noktası Sirkeci Garı'nda o güne tanıklık edenleri ağırladı

29 Ekim 2011 Cumartesi 19:21
Fatih Belediyesi, HESSEN Eyaleti Yabancılar Meclisi (AGAH), Alman-Türk Derneği (DTG), Türk Alman Sağlık Vakfı (TDG), T.C. Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları işbirliğiyle düzenlenen ‘Almanya’da 50 Yıl’ etkinlikleri her iki ülkenin iş dünyası ve siyasetçilerini İstanbul’da bir araya getirdi.

Fatih Belediyesi, HESSEN Eyaleti Yabancılar Meclisi (AGAH), Alman-Türk Derneği (DTG), Türk Alman Sağlık Vakfı (TDG), T.C. Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları işbirliğiyle düzenlenen ‘Almanya’da 50 Yıl’ etkinlikleri her iki ülkenin iş dünyası ve siyasetçilerini İstanbul’da bir araya getirdi. 50 yıl önce Anadolu’dan gelip belki daha İstanbul’u görmemiş vatandaşlarımızı Almanya’ya uğurlayan Sirkeci Garı, 50 yıl sonra yapılacak etkinliklere ilham verdi. Yarın yapılacak sempozyum öncesi Sirkeci Garı büyük salonda düzenlenen kokteylde, hem zamanın tanıkları, hem de iki ülkeden politikacılar ve işadamları hazır bulundu.

Kokteylde bir konuşma yapan ikinci kuşak Türklerden olan Süleyman Çiçek, 1980 yılında eğitim amacıyla, Almanya’da çalışan babasının yanına gittiğini ancak eğitim alamayıp, onun yerine babasının çalıştığı fabrikada işe başladığını anlattı. Halen aynı fabrikada çalıştığını belirten Çiçek, ‘Türklerin beden gücüyle Alman ekonomisine katkıda bulundukları günler geride kaldı. Artık bizim çocuklarımız beyin gücüyle ekonomiye katkıda bulunuyorlar. Ben de bundan gurur duyuyorum’ dedi. Süleyman Çiçek’in üçüncü kuşak oğlu Mustafa Çiçek de kokteylde bir selamlama konuşması yaptı. Hukuk fakültesinden birincilikle mezun olan, halen Almanya’da savcı olarak görev yapan torun Çiçek, organizasyonun Almanlar ve Türkler arasındaki dostluğun simgesi olduğunu söyledi. Kendilerinin başarılarının buraya gelip onlara gerekli şartları hazırlayan bütün dedelerin, babaların ve annelerin eseri olduğunu da vurgulayan torun Çiçek, ‘biz onların emeğinden faydalandık, onlar bize bu yolları açtılar’ dedi.

Organizasyona ev sahipliği yapan Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir de konuşmasında, ‘Bugün birçok vatandaşımızın daha İstanbul’u görmeden, Anadolu’dan gelip dilini, dinini, hatta nereye gittiklerini bilmeden Almanya’ya gittikleri bir salondayız. Bunun Tarihi Yarımada için çok önemli bir seramoni olduğunu düşünüyorum’ dedi. Almanya’ya giden yurttaşlarımızın orada ilk önceleri misafir işçi olarak algılandığının altını çizen Başkan Demir, onlar da kendilerini misafir kabul ediyorlardı. Orada kazandıklarıyla birkaç sene sonra ülkelerine gelip, ailelerine bir gelecek kurmayı düşlüyorlardı. Bu fikirlerle yola çıktılar, ancak sonra tercihlerini orada kalmaktan yana kullandılar.’ dedi.

DONANIMI TÜRK, YAZILIMI ALMAN TÜRK YENİ KUŞAK GENÇLER

Almanya’da yaşayan Türklerin burada ‘Almancı’, Almanya’da ‘Türk’ olarak etiketlenmesinin sıkıntı ve bir nebze de olsa dışlanma getirdiğine de dikkat çeken Başkan Demir, ‘ancak o günler geride kaldı. Artık üçüncü, dördüncü hatta beşinci kuşak gençlerle yepyeni bir dönem başladı. Artık sanatla, politikayla, hukukla ilgilenen, eğitimli, daha iyi yaşam imkanlarına sahip donanımı Türk, yazılımı Alman-Türk gençler Almanya’nın geleceğini oluşturan önemli etkenlerden.’dedi.

Türk Alman Sağlık Vakfı Başkanı Yaşar Bilgin de, ‘50 sene öncesinde burada Almanya ile Türkiye arasında bir deney yapıldı. O günü hatırlatan bu etkinliğe emek veren herkese teşekkür ederim, dedi.

Federal Almanya Cumhuriyeti Çalışma eski Bakanı Franz Müntefering ise, 1961’in çok özel bir yıl olduğunu söyledi. 1961 yılında Almanya’yı doğu ve batı olarak ikiye bölen duvarın yapıldığını ve aynı yıl Türkiye’den göç kabul edildiğini anlatan eski bakan, ‘burada erkekler kadar Almanya ekonomisine katkıda bulunan 20 bin Türk kadını da unutulmamalı. Geçen 50 yıl içinde çok şey değişti. Dünya barışı biraz daha güvenli hale geldi. Almanya’ya gelen Türklere ilk başta bazı hatalar yaptık. Mesela onlara misafir işçi dedik. Oysa ki onlar buraya aileleriyle geldiler. Burada çalıştılar ve yaşadılar. Bizim onlara misafir işçi dememiz büyük bir hataydı, dedi.Alman anayasasının ilk maddesi olan ‘İnsan haysiyeti dokunulmazdır’ kuralını da hatırlatan Müntefering, gelecekteki hareketlerimizin temeli bu kural olmalıdır dedi. Almanya’da yaşayan Türklere en kısa zamanda çifte vatandaşlık hakkı tanınmasının önemini de vurgulayan eski bakan, burada yaşayanların kendi vatandaşlıklarını da koruyarak Almanya’nın geleceğine katılma hakkı olmalıdır, dedi.    

Almanya’da işveren olarak bulunan, aynı zamanda Türk İşverenler Derneği Başkanlığını da yapan Dr. Osman Sirkeci de konuşmasında 50 yıllık sürecin 25 yılına şahitlik yaptığını, hala ülkemizde Almancı, Almanya’da misafir olarak görüldüklerini, sadece haklarının verilmesinin yeterli olmayacağını, iki ülkenin sosyal ve ekonomik hayatına büyük katkı sağlayan bu insanların ödüllendirilmesi gerektiğini söyledi. 

Almanya Sendikacılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Dietmar Hexel de konuşmasında ‘işçi anlaşmasının 50.yılında ilişkiler devletlerarası olmaktan çıkıp, insanlararası ilişkilere dönüşmüştür. Bu insanlar Almanya’ya geldiklerinde endişelerini de birlikte getirdiler. Endişe ile başlayan bu süreç, Almanya’nın zenginleşmesine katkıda bulunmuştur.’dedi. Sendika olarak Türk işçilere de kollarını açtıklarını söyleyen Hexel, buradaki öncelik adaletli bir sistemin oluşmasıydı. Gelen işçilerin de aynı koşullarda çalışmalarını ve aynı ücretleri almalarını istedik. Bu konuda bir de anımız var. 1973 yılında Köln’deki bir fabrikada bantta çalışan işçilerin yüzde doksanı Türk’tü. Bant çok hızlı gidiyordu ve çok hızlı bir şekilde çalışmak gerekiyordu, bu da çok yoğun ve yorucu bir çalışma gerektiriyordu. Bunun karşılığında ücretler çok düşüktü. Çok geniş çaplı grevler başlatarak işçilerin haklarını almalarını sağladık, şeklinde konuştu.

Kokteylde söz alan İstanbul Almanya Başkonsolosu Brita Wagener de, ’50 yıl önce bu toplumsal hareketin sonuçlarını görmemiz mümkün değildi. Bu çok kültürlülük, çok renkliliği getirdi. İki taraf da ortak bir çalışmayla sorunları çözdükler ve çözecekler. Bir taraf dili öğrendi, Alman devletinin eğitim imkanlarından yararlandı, diğer tarafta insanların geçmişlerini ve geleneklerini kabul ederek, insan onuruna layık, bireyin özgürlüğünü ve eşitliğini esas alan bir görüşle hareket etti.’ dedi. Almanya’dan Türkiye’ye geri dönen genç ve eğitimli gençlerin bir kayıp olarak görüldüğünün de altını çizen Başkonsolos, ‘ben o gençleri bir kayıp olarak görmüyorum. Bu insanlar iki toplum arasındaki anlayışı sağlamak için bir köprü görevi yapacaklar’ dedi.

Etkinliğin ikinci günü, yarın Grand Cevahir Otel’de ‘Türkiye’den göçün 50.yılı: Geçmiş, Şimdi ve Gelecek’ sempozyumuyla devam edecek

PROGRAM

2.GÜN 30 EKİM 2011 PAZAR

09:00                                       Türkiye’den Göçün 50.Yılı, Geçmişi, Şimdi ve Geleceği                                                                        Dr. Mustafa Demir, Fatih Belediye Başkanı

                                                Dr. Yaşar Bilgin,  Türk Alman Saglık Vakfı Başkanı

                                                Dr. h.c. Gerd Andres, / Alman Türk Cemiyeti Başkanı

                                                Corrado Di Benedetto, Hessen Yabancılar Meclisi Başkanı

                                                Dr. Cornelia Pieper, Federal Almanya Cum.Dışişleri Bak, Devlet Bak.

10:30                                       Dr.h.c. mult. Gerhard Schröder,Federal Almanya Cum.Eski Başbakanı

                    Recep Tayyip Erdoğan,Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı

11:45           Almanya’daki Türkler – Türkiye’deki Almanlar: Doğu ve Batı   

                    arasında yaşamın tarihsel gerçekliği üzerine

                                                Prof. Dr. Joachim-Felix Leonhard,Eski Dev. Bak, X-Behring Vak. Bşk

                                                Faik ve Mustafa Çiçek,Zamanın Tanıkları

                                                Cem Özdemir,Federal Almanya Yeşiller Partisi Eş Başkanı

12:30                                       Öğle Yemeği

14:00                                     Entegrasyonun Açıları:Kültür, Politika; Eğitim ve Kimlik

                                              Egemen Bağış, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerecisi, Türkiye

                                              Armin Laschet,Kuzey Ren-Vestfalya Devlat Eski Bak. Eyalet Parl. Üyesi

                                              Franz Müntefering,Fed.Alm.Cum. eski Bak., Fed.Alm.Meclis Üyesi

                                              Ömer Cihad Vardan,MÜSİAD Başkanı

                                              Soru/Cevap

                                              Halit Çelikbudak, Hürriyet Avrupa Genel Yayın

                                              Şirin Sak, Radio Metropol FM

15:30                                     Ara

15:45                                     Göçün Doğası, Modern Toplumların Göç Geleceği Üzerine

                                               Prof. Dr. İlber Ortaylı, Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü

                                             Deniz Kasimay, Öğrenci, DiTiB

                                             Martin Manzel, Avukat, İstanbul

                                             Dr. Helmut Müller, WiesbadenBelediyeBaşkanı

                                             Nesrin Odabaşı,Federal Göç ve Uyum Konseyi Başkan Yard.

                                             Prof. Dr. Rita Süßmuth,Federal Almanya Eski Bakan

                                             Reinhard Baumgarten, ARD Stüdyoları, Istanbul

                                             Mahmut Çebi, Genel Yayın Yönetmeni, Zaman

16:55                                   Uğurlama

                                            Dr. Yaşar Bilgin,Türk Alman Saglık Vakfı Başkanı

fatih2.20111029192737.jpg

fatih3.20111029192801.jpg

fatih4.20111029192825.jpg

www.belediyegazetesi.net

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER HABERLER
YAZARLAR
FUAT BOL
TBMM 23. Dönem Milletvekili
MURAT BAŞARAN
Gazeteci / Yazar